DÇB VE SON GELİŞMELERE DAİR KAMUOYUMUZUN DİKKATİNE SUNARIZ..!

KAFKAS DERNEKLERİ FEDERASONU YÖNETİM KURULUNA

ANKARA

Son günlerde Dünya Çerkes Birliği (DÇB) tarafından yürütülen ve kabulü mümkün olmayan birtakım projeler ve hamleler yazılı ve görsel medyaya taşmaya başladı. Çerkesler özelinde kuruluş felsefesine ve genel bakış açısı ile sivil toplum örgütü mantığına uygun düşmeyecek şekilde “devletçi ve vesayetçi” zihniyetle, Çerkes anavatanına ve diasporasına hizmet etmeyen, devlet güdümlü, gizli servislerce planlandığı aşikar bir takım sözüm ona “projeler” ile toplum fişlenmeye,  demokratik ve barışçıl muhalefet her açıdan pasifize edilmeye çalışılmaktadır. İşin tuhafı bu süreç Rusya’nın kendi dinamikleri ile değil DÇB gibi Çerkes sorunsalını çözme iddiası ile kurulmuş yapılarla hayata geçirilmektedir. DÇB kurulduğu günlerde ortaya koyduğu vizyoner yapıdan uzaklaşmış (veya uzaklaştırılmış) olup, kendi bileşeni olan yapıları dahi kontrol etmeye, pasifize etmeye, farklı amaç ve hedeflere yöneltmeye gayret etmektedir.

DÇB’nin kuruluşundan beri üyesi olan ve kurumsal üyeleri arasında nitelik ve nicelik olarak temsiliyet kabiliyetine haiz yapı KAFFED’dir. Ancak yıllarda DÇB’nin karar alma süreçleri, kabulü imkansız kimi faaliyetleri, Türkiye ve diasporaya müdahale biçimleri ile adeta bir devlet kuruluşu görüntüsü vermektedir. Bu durum toplumun konuya uzak-yakın ilişkili tüm kurum ve şahısların tepkisine sebep olmaktadır. Bu tepkiler zaman zaman yazılı medyada dile getirilmekte, sosyal iletişim alanlarında sıkça tartışılmaktadır. Tüm bunların ötesinde KAFFED’in üyesi derneklerde de konuya ilişkin rahatsızlığın boyutu gün geçtikçe artmaktadır.

Yapılan değerlendirmelerden sonra ortaya çıkan manzara; DÇB’nin sivil ve bağlantısız kurum kimliğini yitirdiği, Rusya Federasyonu devleti ile yakın çalıştığı ve Çerkes sorunsalını çözme istek ve kararlılığına artık sahip olmadığı istikametindedir. Öyle ki DÇB mevcut haliyle KAFFED ile istişari mekanizmaları çalıştırma gereği dahi duymamakta, kabul edilmesi asla mümkün olmayan adımlar atmakta ve inandırıcı olmaktan hayli uzak açıklamalar yapmaktadır. Ortaya çıkan tablonun oluşturduğu genel algı DÇB’nin tehlikeli ilişkiler içinde olduğu ve hatta misyonunu tamamladığı yönündedir.

Gelinen noktada İstanbul Kafkas Kültür Derneği olarak aşağıda sıraladığımız hareket tarzının benimsenmesi gereğine inanıyoruz:

1.       DÇB’nin en büyük bileşeni olan KAFFED’in mevcut savrulmayı toparlayıcı olmak amacıyla bir dizi adım atmasını zorunlu kılmaktadır. Öncelikle KAFFED diasporayı pasifize etmeye, kurum ve bireyleri fişlemeye yönelik iddialar karşısında DÇB’nin doyurucu açıklamasını ivedilikle talep etmelidir.

2.       DÇB’nin yeniden sivilleşmesi ve devlet güdümünden kurtulmasının artık mümkün olmadığı değerlendirilmektedir. Bu noktada KAFFED günlük ve kısır mülahazalardan kurtulmalı, uzak geleceğe projeksiyon yapmalıdır. Bunun yolu ulusal ve uluslararası geniş katılımlı bir arama sürecine girmektir.

3.       KAFFED açısından DÇB’nin mevcut yapısına üyeliğin devamı kabul edilemez bir duruma dönüşmüştür. Bu noktada DÇB yöneticileri ile olağanüstü bir toplantı ve değerlendirme sürecine girilmelidir. Bu aşamada KAFFED mevcut yapıya üyeliğinin gözden geçirileceği, gerekli görüldüğü taktirde üyelikten ayrılma seçeneğinin ciddi olarak gündemde olduğu beyan edilmelidir.

4.       Çerkeslerin gerek anavatandaki problemleri ve gerekse diasporanın sorunları açısından uluslararası kamuoyu oluşturmak, haklılığını ve isteklerini uluslararası zeminlerde hiçbir devletin etki ve güdümünde olmaksızın gündeme getirme sorumluluğu vardır. Bu sorumluluk toplumumuzu uluslararası camiaya daha yakın ve etkileşim halinde olabileceği mecralara itmektedir. Bu itibarla yeni hedef zemini Çerkes entelijansiyasınına yaslanan Avrupa’da örgütlenmenin yolunu açmak olmalıdır.

İstanbul Kafkas Kültür Derneği olarak değerlendirme ve önerilerimizi kurumsal disiplin ve örgüt inancından ayrılmaksızın, toplumumuza ve üyelerimize sorumluluğumuzun gereği olarak yapıyoruz. Ancak mevcut durumdan ilerleme kaydedilememesi, tatminkar açıklamaların yapılmaması ve gerekli adımların atılamaması durumunda kurumsal anlayışımızı ve mevcut tabloya karşı duruşumuzu kamuoyu ile paylaşmak zorunda olduğumuzun bilinmesini isteriz.

Saygılarımızla,

Hava Karadaş

Başkan


İstanbul Kafkas Kültür Derneği Yönetim Kurulu Adına