Nahush Cherim Ankara'ya Geliyor

nehus

Anavatanın en ünlü sanatçılarından Nahush Cherim, Ankara Çerkes Derneği'nin davetiyle Ankara'ya geliyor. 28 Şubat 2015 Cumartesi akşamı saat 20:00'de Yenimahalle Nazım Hikmet Kültür Merkezi'nde sahne alacak olan Nahush Cherim, Ankara'daki hayranları ile ilk kez bir solo konserde buluşacak. Gelirinin tamamı Çerkes Derneği Yaşamkent Sosyal Tesisleri için kullanılacak olan etkinliğin davetiyelerini yakında derneğimizden temin edebilirsiniz.

Facebook'taki etkinliğe ulaşmak için tıklayınız

150. Yılda Çerkesler, Güncel ve Gelecek

Kafkas Dernekleri Federasyonu 13-14 Aralık 2014 günlerinde Ankara'da 150. Yılda Çerkesler, Güncel ve Gelecek konulu bir konferans düzenliyor. İnsan Hakları Haftası'nda düzenlenecek olan bu konferansın amacı, Çerkeslerin güncel sorunlarının çözülmesine yönelik olarak ortak bir gelecek perspektifinin oluşturulması.

Kafkas Dernekleri Federasyonu Yönetim Kurulu'nun yayımladığı çağrı metnini okuyucularımızın bilgisine sunuyoruz.

 

Geleceğimizi Birlikte Kuralım!

150. Yılda Çerkesler, Güncel ve Gelecek
Kaffed İnsan Hakları Haftası Etkinliği
13-14 Aralık 2014 / Ankara

Çerkes halkı 150 yıl önce insanlık tarihinin en büyük soykırım ve sürgünlerinden birine uğradı. 21 Mayıs 1864 tarihinde Rus-Kafkas Savaşı'nın bitmesi ile hızlandırılan etnik temizlik ile yaklaşık 1.5 milyon Çerkes anavatanından koparıldı ve Osmanlı topraklarına sürgün edildi. Yaşanan sürgün sonrasında Osmanlının geniş coğrafyasına dağıtılmış Çerkesler, Osmanlı İmparatorluğu yıkılırken yaşanan uluslaşma/devletleşme sürecinde, yeni sürgünler, asimilasyon ve kimlik sorunu ile karşı karşıya kaldılar. Başka toplumların yaşamlarında “öteki” olmayı ağır bedeller ödeyerek öğrendiler. 

Dağınık yerleşim, sürekli yaşanan sürgünler ve baskılar nedeniyle özellikle dil ve kültürde önemli kayıplar yaşandı, fakat Çerkesler nereden geldiklerini ve kim olduklarını asla unutmadılar 150 yıldır tüm dünya tarafından yok sayılmasına ve inkar edilmesine karşın, kimliklerini, dillerini ve kültürlerini her zaman ve her ortamda korumaya çalıştılar.

Küreselleşme, kentleşme gibi yeni olgular, toplumumuzun varoluş mücadelesine yeni tehditlerin yanısıra yeni fırsatlar da getiriyor. Tehditlerin giderilmesi ve fırsatların değerlendirilmesi için ortak çaba göstermemiz gerekiyor.

2014 Çerkesler için bir dönüm noktası oldu. 150. yılda Çerkesler temel sorunları ve talepleri konusunda benzer görüşleri paylaşıyor: Artık Çerkesler 21 Mayıs'ın Çerkes soykırım ve sürgünü olarak tanınmasını istiyor, diasporanın yüzünün her zaman (kimlik ve kültürlerinin beşiği olan) anayurda dönük olması gerektiğine inanıyor, dönüş hakkı ve anadil hakkı başta olmak üzere tüm halklar için geçerli olan hak ve özgürlüklerin Çerkesler için de ayrımsız uygulanmasını savunuyor, devletin vatandaşı olan Çerkeslerin kültürlerini korumak için gerekli kamu kaynaklarını ve diğer olanakları sağlamasını talep ediyorlar.

Bugün bölgemizde Çerkesleri de yakından ilgilendiren çok sıcak olaylar yaşanmaktadır.  Türkiye’de ardı ardına demokratikleşme paketleri açıklanıyor ve çözüm süreci olarak ifade edilen gelişmeler yaşanıyor. Anavatan coğrafyasındaki politik iklim her geçen gün değişiyor. Ukrayna’daki olayların bile Kuzey Kafkasya bölgesine yansımaları oluyor. Suriye ve Irak’ta yaşanan savaşın ateşi Çerkesleri de yakıyor ve bu ateşin nerelere kadar uzayabileceği artık daha fazla konuşuluyor.

Yaşanan tüm bu gelişmeler çerçevesinde, Çerkesler kimliklerini, dillerini ve kültürlerini yaşatmaya yönelik taleplerini nasıl gerçekleştirecekler?

Çerkesler 150. yıldan sonra geleceklerini nasıl kuracaklar?

Kısacası Çerkesler 150. yıldan sonra ne yapmalı?

Ortak geleceğimizi hep beraber kurmak için, 13-14 Aralık günü tüm Çerkesleri ve Çerkes dostlarını “150. Yılda Çerkesler, Güncel ve Gelecek” konferansına bekliyoruz.

Çerkeslerin sorunlarını kendisine kaygı edinen, söyleyecek sözü, paylaşacak düşüncesi olan kişileri, oluşumları, hareketleri ve kuruluşları 13-14 Aralık günü düzenlenen konferansa katkıda bulunmaya davet ediyoruz.

Kafkas Dernekleri Federasyonu

KONFERANS PROGRAMI

Konferansta, Türkiye'de yaşayan Çerkesleri etkileyebilecek gelişmelerin değerlendirilmesi ve bu değerlendirmeler doğrultusunda varoluş sorununun çözümüne ilişkin olarak kısa ve orta dönem (1-5 yıllık dönem) için somut hedef/strateji/eylem/faaliyet önerilerinin tartışılması öngörülmüştür.

Konferans üç bölümden oluşacaktır.

İlk bölümde, siyasi parti temsilcileri, yazarlar ve akademisyenler tarafından, Çerkesleri doğrudan ilgilendiren/etkileyebilecek olan gelişmeler değerlendirilecektir. Bu bölümde Kaffed tarafından davet edilen konuşmacılar 20'şer dakikalık sunuşlar yapacaktır.

İkinci bölümde, ilgili kişi/oluşum/hareket ve kuruluşların sunuşları yer alacaktır. Bu bölümde öngörülen sunuş süresi 15 dakikadır. Konferansın bu bölümünde sunuş yapmak isteyenler, bildiri özetlerini en geç 1 Aralık 2014 tarihine kadar Kaffed'e (info@kaffed.org) göndermelidir. Özetler çoğaltılarak konferans öncesi katılımcılara dağıtılacaktır.

Üçüncü bölümde, konferansa katılan herkes görüş ve önerilerini sunabilecektir. Bu bölümdeki sunuşlar için önceden bildiri metinlerinin gönderilmesi gerekli değildir. Bu bölümdeki sunuşların süresi, konferans sırasında iletilen talep sayısına göre belirlenecektir.

Elbruz Ankara Shopping Fest'te Sahne Alacak

Elbruz Halk Dansları Topluluğu, 29 Ağustos - 14 Eylül arasında gerçekleşmekte olan Shopping Fest kapsamında sahne alacaktır. Ücretsiz gerçekleşecek etkinliklerin yeri ve saati aşağıdadır.

10 Eylül 19:30 Çarşamba Sincan-Fatih Salı Pazarı Alanı(Sincan Devlet Hastanesi Yakını)

11 Eylül 19:30 Perşembe ATO Congresium Gösteri Salonu

13 Eylül Cumartesi18:30 Çubuk

14 Eylül Pazar 19:00 Polatlı

Ayrıntılı program için

http://www.ankarashoppingfest.com.tr

Uluslararası Konferans Çerkes Sürgününün 150. Yılı

kafdav

Kafkas Araştırma Kültür Dayanışma Vakfı (Kafdav) ile Kafkas Dernekleri Federasyonu (Kaffed) 27 Eylül 2014 günü Ankara'da "Anavatanlarından Sürülüşlerinin 150.Yılında Çerkesler" konulu bir uluslararası konferans düzenliyor. Milli Kütüphane Konferans Salonu'nda düzenlenecek olan konferansa davetlisiniz.

Anavatanlarından Sürülüşlerinin 150.Yılında Çerkesler

Açılış ve protokol Konuşmaları: 10.00-10.30

Birinci Oturum: 10.30-12.30

Oturum Başkanı: Doç.Dr. Cahit ASLAN (Çukurova Üniversitesi)

Konuşmacılar:
Prof.Dr. Ahmet MURTAZALİYEV (Mahaçkale-Dağıstan)
Doç.Dr.Marem DOLGİYEVA (İnguş Üniversitesi)
Dr.Mihail TXAYTSIXOV (Karaçay Çerkes Cumhuriyeti Sosyal Bilimler Araştırma Enstitüsü)
Dr. Georgy ÇHOÇİYEV (Vladikafkas Sosyal Bilimler Araştırma Enstitüsü)
Dr.Yuriy D.ANÇABADZE (Moskova Bilimler Akademisi)

Yemek arası: 12.30-14.00

İkinci Oturum: 14.00- 15.45
Oturum Başkanı: Doç.Dr. Süleyman ERKAN (Karadeniz Teknik Üniversitesi)

Konuşmacılar:

Prof.Dr. İgor KUTSENKO (Krasnodar Kuban Üniversitesi)
Hotko SAMİR (Maykop Sosyal Bilimler Araştırma Enstitüsü)
Dr.Nauk Anzor KUŞHABİYEV (Kabartay-Balkar Sosyal Bilimler Araştırma Enstitüsü)
Prof.Dr. Timur AÇUGBA (Abhazya Üniversitesi ve Sosyal Bililer Araştırma Enstitüsü)

Çay arası: 15.45-16.00


Üçüncü Oturum: 16.00- 18.00

Oturum Başkanı:  Doç.Dr. Nazan ÇİÇEK (Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi)

Konuşmacılar:

Prof.Dr. Dawn CHATTY (Oxford Üniversitesi, Mülteci Çalışmaları Merkezi)
Dr. Alexandre TOUMARKINE (Orient-Institut)
Dr. Margarita DOBREVA (Balkan Çalışmaları Merkezi, Bulgaristan)
Kemal JELOKA (Amman Üniversitesi)


Tarih: 27 Eylül 2014, Cumartesi
Yer: Milli Kütüphane Konferans Salonu, Ankara
[Not: Konferansta tebliğler Türkçe, Rusça ve İngilizce sunulacak, Türkçe simultane tercüme sağlanacaktır]

Konferans Detaylarına Ulaşmak için Tıklayın

Kayseri Kafkas Derneğinden DÇB ile ilgili Açıklama

Kafkas Dernekleri Federasyonu bünyesinde bir süredir süren ve kamuoyuna yansıyan DÇB ile ilişkiler konusunu güncelliğini koruyor.

DÇB’nin son dönem faaliyetleri ve Başkan Sohrokov’un açıklamaları üzerine başlayan tartışmada önce İKKD (İstanbul Kafkas Kültür Derneği) bir açıklamada bulunmuştu. Ardından Samsun Çerkes Derneği Kamuyonuya yönelik olarak yayınladığı bildiride konudan rahatsızlığını dile getirmiş ve mevcut Kaffed yönetimini eleştirmişti.

Son olarak Kaffed’e bağlı etkin derneklerden biri olan Kayseri Kafkas Derneği de yayınladığı bildiri ile konuyu gündeme taşıdı.

DÇB yönetimine yönelik eleştirilerin dört maddede sıralandığı bildiri de Kaffed yöneticilerinin bu konularda tepkilerinin yetersiz olduğu bildiriliyor. Kaffed adına DÇB yönetim kurulu üyesi olan kişilerinde kamuoyunu bilgilendirmediği vurgulanırken mevcut Kaffed yönetimine DÇB yönetim kurulundan üyelerini geri çekmesi çağrısı yapılıyor.

Kaffed’in yapısal sorunlarına da değinilen 17.08.2014 tarihli bildirinin tam metni şu şekilde;

Kayseri Kafkas Derneği Yönetim Kurulu üyeleri olarak güncel gelişmelerle ilgili hassasiyetlerimizi ve düşüncelerimizi dile getiren deklerasyonumuz, öncelikle örgütsel yapı gereği KAFFED Yönetim Kurulu ile paylaşılmıştır. İlgili deklerasyonumuzu kamuoyunun bilgisine sunuyoruz. KAFFED yönetim kurulundan cevabi nitelikte herhangi bir yazı gönderildiği taktirde yayınlanacaktır.

KAFKAS DERNEKLERİ FEDERASYONU YÖNETİM KURULU VE KAMUOYUNUN BİLGİSİNE

Türkiye’de faaliyet gösteren Çerkes ve Kafkas derneklerinin üst yapısı olan Kaffed, toplumumuz açısından önemli bir kazanım olarak görülmektedir. Buna binaen Kaffed’den beklenen, toplumuzu ilgilendiren kritik sosyal ve siyasal gelişmeler, güncel hassasiyetler ve kamuoyu gündemini meşgul eden çeşitli konularla ilgili Türkiye diyasporasını öncelikle hızlı ve sağlıklı bir şekilde bilgilendirmek, toplumumuz adına gerekli, doğru inisiyatifi acil ve etkin bir şekilde almaktır. Böylesi önemli hususlarla ilgili olarak Kaffed’in sergileyeceği duruşun hayati önem taşıdığı düşünülmektedir. Bu bağlamda Kaffed ortaya koyduğu söylem ve eylemleri ile etkinliğini ve etkililiğini tartışma konusu haline getirmemelidir.

Kaffed’in de üyesi olduğu DÇB’nin yakın tarihte yaptığı çalışmalar ve açıklamalar; diğer yandan Kaffed’in böylesi kritik, hassas ve Çerkes toplumunu ve geleceğini derinden etkileyebilecek bir konuda sergilemiş olduğu duruş, toplumsal bir tepkiye yol açmış, bizleri de sosyal sorumluluklarımız ve toplumuzun geleceği adına derin bir kaygıya sevk etmiştir. DÇB’nin kuruluş amaç ve ilkeleri de göz önüne alınarak mevcut gelişmelere bakıldığında;

* Soçi 2014 Kış Olimpiyat Oyunları ile ilgili olarak Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’e DÇB’nin mektup yazarak teşekkür etmesi;

* DÇB’nin, milliyetçi faaliyetlerin önlenmesi çalışmaları için RF’den fon talebinde bulunması;

* DÇB’nin “Ukrayna Parlamentosunda Çerkes Soykırımının tanınması için önerge verilmesi”ne “Bu konunun Rusya’nın iç işi olduğu”nu belirterek karşı çıkan açıklamalar yapması;

* Kabul edilemez unsurlar içeren DÇB Genel Başkanı Hauti Sohrokov’un vermiş olduğu röportaj;

ve benzeri önemli gelişmelerle ilgili olarak Kaffed kendisinden beklenen tepkiyi; zamanında, gerekli içerik ve netlikle vermemiştir. Kaldı ki, Kaffed Ukrayna parlamentosuna verilen önerge ile ilgili olarak kamuoyuna yaptığı açıklamalarda, içeriğe karşı çıkmak ve tepki göstermek yerine, Kaffed Başkanın isminin, kendisinden izin alınmaksızın kullanılmış olmasına tepki göstermekle yetinmiş olup; bu tepkide hadisenin özüne yönelik bir içerik bulunmamaktadır. Ardından ortaya çıkan “internet yazışmaları süreci” de, acil çözüm bekleyen bu sorunlar yönünden toplumsal bir fayda üretmekten ziyade, iletişim eksikliğini derinleştirmiş, diyalog imkânlarını önleyerek çeşitli farklı sakıncaları beraberinde getirmiştir.

Tüm bu gelişmeler ve sonrasında yaşananlarla ilgili kaygı, yaklaşım ve önerilerimiz son Başkanlar Kurulu toplantısında dile getirilmiş, ilaveten 16 Temmuz 2014 tarihinde Başkanlar Kurulunun iletişim grubunda deklere edilmiştir. Ancak geçen zamana rağmen Kaffed beklenen adımları atmaktan uzak kalmış, sonuç olarak hassasiyetlerimizin kamuoyu ile paylaşılma ihtiyacı doğmuştur.

Bu bağlamda Kayseri Kafkas Derneği Yönetim Kurulu Olarak öneri ve beklentilerimiz aşağıda sıralanmıştır.

1- Kaffed’den yukarıda bahsi geçen mevcut gelişmelerle ilgili duruşunu ortaya koyan; resmi, doyurucu bir açıklama beklenmektedir.

2- Kaffed tarafından gönderilmiş mevcut DÇB yönetim kurulu üyelerinin güncel kritik konularla ilgili herhangi bir açıklama yapmadıkları, birinci ağızdan mevcut konularla ilgili bilgilerini, tepki ya da duruşlarını kamuoyu ile paylaşmadıkları görülmektedir. Dolayısıyla ilgili DÇB yönetim kurulu üyelerinden harekete geçmeleri beklenmektedir.

3- Son söylem ve eylemleri ile DÇB’nin ortaya koyduğu duruş utanç vericidir. Kaffed’in bu konudaki tutumu, açıklamaları ve DÇB nezdindeki eylemleri oldukça yetersiz kalmaktadır. Bize göre; DÇB’ye gönderilen yönetim kurulu üyelerinin geri çekilmesi, DÇB ile ilişkilerin dondurulması, gerekirse bitirilmesi gündemiyle ivedi bir çalışma başlatılması gerekmektedir.

4- Konunun önemi ve aciliyeti göz önüne alınarak her biri kendi tabanını doğrudan temsil eden üye Derneklerin Karar Organlarının ve Federasyon delegelerinin, etkin bir çalışma ortamı sağlayabilecek yöntemle bir araya getirilmesi doğru olacaktır. Bu anlamda acilen bir ortak akıl toplantısı veya çalıştay düzenlenebilir. Bu çalışma, inisiyatif alınmasını bekleyen acil gündem maddeleri konusunda izlenecek yolun, yapılacak açıklamaların, gerekirse ortaya konacak tepkinin ya da çözüm odaklı başkaca yöntem veya faaliyetlerin belirlenmesine imkan tanıyacaktır. Organize edilecek çalıştay ya da toplantıda Kaffed’in; hızlı, etkin, denetlenebilir, kamuoyunun ortak amaç ve beklentileri ile uyumlu kararlar alma ve uygulama noktasında desteklenmesini sağlayacak çalışma ilke ve yöntemlerinin belirlenmesi sağlanabilecektir.

5- Kaffed’in İKKD deklerasyonuna verdiği cevapta görüldüğü üzere; Başkanlar Kurulu toplantısında konunun istişare edilebileceği; atılabilecek adımların belirlenmesi için çalışmalar yapılacağı ifade edilmiştir. Ancak bilinmektedir ki tüzükte ifade edildiği üzere, başkanlar kurulu, yapısı ve işleyişi itibariyle etkili ve işlevsel bir konumda değildir. Bu bağlamda çalıştay gündeminde değerlendirilmesi gereken bir diğer önemli hususun, Başkanlar Kurulunun yapısı ve işleyişi olduğu düşünülmektedir. Başkanlar Kurulu; çalışma yöntemi, kurul üyelerinin etkin katılımları ve katılımın gerçekleşmediği durumda ortaya konabilecek müeyyideler ve kurulun alacağı kararların etkinliği noktasında yeniden değerlendirilmeli (gerekirse bir sonraki genel kurulda bu konuda bir tüzük değişikliği yapılması gündeme alınarak) Başkanlar Kuruluna da bu süreçte olması gerekli işlevsellik kazandırılmalıdır. Böylelikle Kaffed’e üye Derneklerin uzaktan izleyen, katkı sağlamaksızın sadece eleştiri getirmeleri şeklinde ortaya çıkan olumsuz tutum ve davranışlarının önlenebilmesi ve sürece etkin katılımlarının ortaya çıkması sağlanabilecektir.

Saygılarımızla.

KAYSERİ KAFKAS DERNEĞİ YÖNETİM KURULU

http://www.kayserikafder.org.tr/

Kaynak: Guşips.net

DÇB VE SON GELİŞMELERE DAİR KAMUOYUMUZUN DİKKATİNE SUNARIZ..!

KAFKAS DERNEKLERİ FEDERASONU YÖNETİM KURULUNA

ANKARA

Son günlerde Dünya Çerkes Birliği (DÇB) tarafından yürütülen ve kabulü mümkün olmayan birtakım projeler ve hamleler yazılı ve görsel medyaya taşmaya başladı. Çerkesler özelinde kuruluş felsefesine ve genel bakış açısı ile sivil toplum örgütü mantığına uygun düşmeyecek şekilde “devletçi ve vesayetçi” zihniyetle, Çerkes anavatanına ve diasporasına hizmet etmeyen, devlet güdümlü, gizli servislerce planlandığı aşikar bir takım sözüm ona “projeler” ile toplum fişlenmeye,  demokratik ve barışçıl muhalefet her açıdan pasifize edilmeye çalışılmaktadır. İşin tuhafı bu süreç Rusya’nın kendi dinamikleri ile değil DÇB gibi Çerkes sorunsalını çözme iddiası ile kurulmuş yapılarla hayata geçirilmektedir. DÇB kurulduğu günlerde ortaya koyduğu vizyoner yapıdan uzaklaşmış (veya uzaklaştırılmış) olup, kendi bileşeni olan yapıları dahi kontrol etmeye, pasifize etmeye, farklı amaç ve hedeflere yöneltmeye gayret etmektedir.

DÇB’nin kuruluşundan beri üyesi olan ve kurumsal üyeleri arasında nitelik ve nicelik olarak temsiliyet kabiliyetine haiz yapı KAFFED’dir. Ancak yıllarda DÇB’nin karar alma süreçleri, kabulü imkansız kimi faaliyetleri, Türkiye ve diasporaya müdahale biçimleri ile adeta bir devlet kuruluşu görüntüsü vermektedir. Bu durum toplumun konuya uzak-yakın ilişkili tüm kurum ve şahısların tepkisine sebep olmaktadır. Bu tepkiler zaman zaman yazılı medyada dile getirilmekte, sosyal iletişim alanlarında sıkça tartışılmaktadır. Tüm bunların ötesinde KAFFED’in üyesi derneklerde de konuya ilişkin rahatsızlığın boyutu gün geçtikçe artmaktadır.

Yapılan değerlendirmelerden sonra ortaya çıkan manzara; DÇB’nin sivil ve bağlantısız kurum kimliğini yitirdiği, Rusya Federasyonu devleti ile yakın çalıştığı ve Çerkes sorunsalını çözme istek ve kararlılığına artık sahip olmadığı istikametindedir. Öyle ki DÇB mevcut haliyle KAFFED ile istişari mekanizmaları çalıştırma gereği dahi duymamakta, kabul edilmesi asla mümkün olmayan adımlar atmakta ve inandırıcı olmaktan hayli uzak açıklamalar yapmaktadır. Ortaya çıkan tablonun oluşturduğu genel algı DÇB’nin tehlikeli ilişkiler içinde olduğu ve hatta misyonunu tamamladığı yönündedir.

Gelinen noktada İstanbul Kafkas Kültür Derneği olarak aşağıda sıraladığımız hareket tarzının benimsenmesi gereğine inanıyoruz:

1.       DÇB’nin en büyük bileşeni olan KAFFED’in mevcut savrulmayı toparlayıcı olmak amacıyla bir dizi adım atmasını zorunlu kılmaktadır. Öncelikle KAFFED diasporayı pasifize etmeye, kurum ve bireyleri fişlemeye yönelik iddialar karşısında DÇB’nin doyurucu açıklamasını ivedilikle talep etmelidir.

2.       DÇB’nin yeniden sivilleşmesi ve devlet güdümünden kurtulmasının artık mümkün olmadığı değerlendirilmektedir. Bu noktada KAFFED günlük ve kısır mülahazalardan kurtulmalı, uzak geleceğe projeksiyon yapmalıdır. Bunun yolu ulusal ve uluslararası geniş katılımlı bir arama sürecine girmektir.

3.       KAFFED açısından DÇB’nin mevcut yapısına üyeliğin devamı kabul edilemez bir duruma dönüşmüştür. Bu noktada DÇB yöneticileri ile olağanüstü bir toplantı ve değerlendirme sürecine girilmelidir. Bu aşamada KAFFED mevcut yapıya üyeliğinin gözden geçirileceği, gerekli görüldüğü taktirde üyelikten ayrılma seçeneğinin ciddi olarak gündemde olduğu beyan edilmelidir.

4.       Çerkeslerin gerek anavatandaki problemleri ve gerekse diasporanın sorunları açısından uluslararası kamuoyu oluşturmak, haklılığını ve isteklerini uluslararası zeminlerde hiçbir devletin etki ve güdümünde olmaksızın gündeme getirme sorumluluğu vardır. Bu sorumluluk toplumumuzu uluslararası camiaya daha yakın ve etkileşim halinde olabileceği mecralara itmektedir. Bu itibarla yeni hedef zemini Çerkes entelijansiyasınına yaslanan Avrupa’da örgütlenmenin yolunu açmak olmalıdır.

İstanbul Kafkas Kültür Derneği olarak değerlendirme ve önerilerimizi kurumsal disiplin ve örgüt inancından ayrılmaksızın, toplumumuza ve üyelerimize sorumluluğumuzun gereği olarak yapıyoruz. Ancak mevcut durumdan ilerleme kaydedilememesi, tatminkar açıklamaların yapılmaması ve gerekli adımların atılamaması durumunda kurumsal anlayışımızı ve mevcut tabloya karşı duruşumuzu kamuoyu ile paylaşmak zorunda olduğumuzun bilinmesini isteriz.

Saygılarımızla,

Hava Karadaş

Başkan


İstanbul Kafkas Kültür Derneği Yönetim Kurulu Adına

DÜNYA ÇERKES BİRLİĞİ İLE İLGİLİ SON YAŞANAN GELİŞMELERLE ALAKALI OLARAK SAMSUN ÇERKES DERNEĞİ YÖNETİM KURULU’NUN DUYURUSU

19-20 Mayıs 1991 tarihinde o zamanki adıyla Türkiye diasporasının en örgütlü yapısı olan KAFKUR’un büyük girişimleri sonucu Nalçik’te toplanan Çerkes diasporasının temsilcileri Dünya Çerkes Birliğinin kuruluş kongresini gerçekleştirdiler. Bu kongrede ve diğer kongrelerde Dünya Çerkes Birliği belirli kararlar aldılar:


• Dünyadaki tüm Çerkeslerin ve Anayurtta yaşayanların ilişkilerini artırmak ve kardeşlik bağlarını güçlendirmek,

• Tüm Çerkeslerin aynı yazı ve alfabeyi kullanmalarını teminen çalışmalar yapmak,
• Çerkes kültürünün dünyaya dağılmış olan parçalarını anavatanda bütünleştirmek, 
• Çerkesleri konu edinen tüm yayınları bir araya getirmek.

• Tüm Çerkeslerin ana dilleriyle okuma ve yazmalarını sağlamak için çalışmak,
• Derneklerin güçlerini birleştirmeye yardımcı olmak, daha üst aşamada birlikte örgütlenmelerini sağlamak suretiyle tek örgüt haline gelmelerini sağlamak,

• Farklı ülkelerde yaşayan Çerkeslerin birbirlerini tanımasını, akrabalarının birbirlerini bulmasını, özellikle de geleceğimiz olan genç kuşaklarımızın dayanışma içinde olmasını sağlamak için Gençlik Spor Olimpiyatları düzenlemek,

• Uluslararası kuruluşların da yardımıyla Çerkes Sürgün ve Soykırımını Rusya’ya kabul ettirerek tescilini sağlamak, ayrıca, “Çifte pasaport-çifte vatandaşlık” hakkını elde etmeye çalışmak,
• En başta gelen görevi muhacerette yaşayan Çerkeslerin Anavatana dönüşlerine, adaptasyonlarına ve yasal haklarını zamanında almalarına yardımcı olmaktır. 

• Muhacerette yaşayanlarla birlikte ortaklaşa ve güçlü radyo, televizyon yayın istasyonu kurmak, uydu kanal bağlantısı kiralamak suretiyle sınırlı süreli de olsa Kafkasya’dan yayınların sağlıklı olarak izlenmesini ve bu yolla Kafkas tarihi, kültürü, gelenekleri konusunda eğitici bilgiler vermek ve özellikle de dil öğretimine katkıda bulunmak,

• Gerek diasporada ve gerekse Anavatanda yayınlanmakta olan dergi ve gazetelerde Çerkes toplumunu ilgilendiren her türlü gelişme ve haberin aynı anda yer almasını ve karşılıklı haber iletişim ağı ve muhabirlik sisteminin kurulmasına çalışmak, 

• Daha önce üç Cumhuriyet Parlamentosu arasında oluşturulan Parlamentolar arası birliğe yeniden işlerlik kazandırmak ve genişletmek,

• İş adamlarının, yazarların, sanatçıların ve benzeri grupların sıksık bir araya gelmelerini, tanışmalarını ve dayanışmalarını sağlamak, 

• Muhacerette yaşayan insanlarımıza kültürel eğitim ve tanıtım malzemeleri ve gerekli hallerde küçük eğitici grupları göndererek yardımcı olmak,

• Çerkeslerin muhaceret yaşamlarının da içinde yer alacağı “Çerkes Tarihi” ve “Çerkes Ansiklopedisi” hazırlamakta olan iki komisyonun çalışmalarının bir an önce tamamlanması ve değişik dillerde yayınlanmasını sağlamak, bunların başlıcalarıydı.


Geçen 23 yıl içerisinde Kalmuk Yura ve Şhalaxo Abu gibi önemli Thamatelerin başkanlık ettiği bu kurum, geçmişe bakıldığında gerçekleştirebildiği tek hedef UNPO üyeliği olmuştur. Bunun dışında Adige halkının hiçbir sorununa çözüm üretemeyen bu örgüt tam tersine halkının sorunlarını dert edinen kendi insanlarına karşı da tavır almıştır. Faili meçhul cinayetlere kurban giden Tsıpıne Aslan, Aslan Jukov, Suadin Pşukov, Kazbek Gekkiev gibi kişilere son olarak yine bir gazeteci olan Timur Kuaşev eklenmiştir ve eminiz ki DÇB bu en son cinayete de ses çıkarmayacaktır!

DÇB, 450. Yıl saçmalıkları, Adige yerleşimlerine soykırımın uygulayıcısı komutanların adlarının verilmesi ve heykellerinin dikilimesine de ses çıkarmadı hatta birçoğunu destekler şekilde davrandı. Soçi olimpiyatları sürecince Kaffed’in hazırladığı, içerisinde soykırım ve haklı talepleri barındıran deklarasyonu dahi kabul etmemiş kendince yumuşak bir üslupta olimpiyatlara ses çıkarmayan bir bildirge hazırlamıştır. DÇB’nin son olarak Adige halkının sorunları için çalışanlara karşı koymak için fon talebinde bulunması ve bununla beraber, Genel Başkanı Hauti Sohrokov’un vermiş olduğu röportaj, tamamen kabul edilemezdir! 

Sorunun Kaffed tarafına gelirsek, DÇB gerçeği yıllarca görmezden gelinmiş belki de iyi bir niyetle DÇB’den bir beklenti içinde olunmuş ve her aldığı karara evet denilmiştir. Ancak gerçekler ortadadır. DÇB başta da belirtilen amaçların birçoğunu gerçekleştiremediği gibi, halkı için çalışan insanlara da köstek olmuş ve bu bariz gerçek Kaffed tarafından görülememiştir. Kaffed, kendi içerisinde bir kısım kişinin nedenini tam olarak anlayamadığımız büyük DÇB hayranlığı ile bugüne kadar Hafıtse Muhammed gibilerini defalarca Genel Kurullara, sempozyumlara, hatta son olarak İstanbul- Kartal’daki anma törenlerine çağırıp, üstüne üstlük sahneye çıkartması bizde büyük bir hayal kırıklığına ve öfkeye neden olmuştur. DÇB’nin her olay hareketinden sonra Kaffed’in sonu gelmeyen bürokratik ilişkilerinden, “gerekli adımlar atılacaktırlar”ından, ikili görüşmelerinden artık bıkkınlık gelmiştir. Samsun Çerkes Derneği olarak;

• Kaffed olağanüstü yada olağan ilk genel kurulunda DÇB üyelğine son vermelidir.
• Tüm dünya Çerkeslerini uluslar arası alanda temsil edecek merkezi Rusya’da olmayacak örgütlenmeye gidilmesinde ön ayak olmalıdır. 
• DÇB’nin Kaffed üzerinde yarattığı olumsuz imajı düzeltmek için çaba harcamalıdır. 
• Kaffed’e üye olan bazı derneklerin her şeye koşulsuz evet diyen delegelerinin de artık DÇB gerçeğini olanca çıplaklığı ile görmeleri gerekmektedir. 
• Kaffed şuna karar vermelidir: DÇB ile ortaklığa devam edip tarihine ve kültürüne ihanet mi edecektir yoksa onurlu bir duruşla DÇB’ye Hayır mı diyecektir.

Saygılarımızla…

SAMSUN ÇERKES DERNEĞİ YÖNETİM KURULU

Çifte Vatandaşların dikkatine, Son tarih 4 Ekim

Rusya vatandaşlarının, sahip oldukları ikinci vatandaşlığı devlete bildirmeleri mecburiyeti getiren ve büyük yankı yaratan yasa, 4 Ağustos pazartesi günü, yani bügün resmen yürülüğe girdi. Yasa, 60 gün içinde (4 Ekim 2014'e kadar) Federal Göç Servisi'ne bildirimde bulunmayanlara 200 bin rubleye kadar para cezası ya da 400 saate kadar sosyal işlerde çalışma mecburiyeti getiriyor.

 4 haziran tarihinde onaylanan yasanın yürülüğe girmesi için 60 gün süre verilmişti. Bu süre içinde Federal Göç Servisi'nin gerekli altyapı hazırlıklarını yapması, başvuru yöntemini ve bildirim formlarını hazırlaması gerekiyordu. BAŞVURU FORMLARI HAZIR DEĞİL Ancak RBK ajansının haberine göre, ilgili birimin resmi web sitesinde "henüz bu konuda hazırlıkların devam ettiği" bilgisi bulunuyor. Yani, ikinci vatandaşlığı olan şu an bilidirimde bulunmak istese bile, Federal Göç Servisi'nin bunu kabul edecek şekilde hazırlığını tamamlayamadığı anlaşılıyor.

 Bu konuda gerekli açıklamanın ilerleyen günlerde yapılması bekleniyor. Yasaya göre başvuru ya posta ile, ya bizzat Federal Göçmen Servisi'ne gidilerek ya da web sitesinden form doldurularak yapılabilecek. 6 AYDAN FAZLA RUSYA DIŞINDA YAŞAYANLAR... Yasa, yılın altı ayından fazlasını Rusya'da geçiren yani "rezident" olan Rusya vatandaşlarının, diğer ülkedeki vatandaşlığının yanına oturma iznini de beyan etmesini şart koşuyor. Ancak altı aydan uzun süre yurtdışında yaşayanlar ikinci vatandaşlığınu bildirecek ama oturma iznini bildirmek zorunda olmayacak. 18 yaşından küçükler için bu başvuruyu velisi yapacak. RBK, Federal Göç Servisi'nin şu anda 75 bib kişinin çifte vatandaşlığını bildiğini, eksi SSCB vatandaşları da syıldığında şu an Rusya'da milyonlarca çifte pasaport sahibi olduğunu bildirdi.

Yasal olarak, Rusya ile aralarındaki anlaşmaya istinaden sadece Türkmenistan ve Tacikistan vatandaşları yeni yasanın kapsamı dışında. PARA CEZASI VAR Süresi içinde devlete ikinci vatandaşlığını bildirmeyener 500-100 ruble arası idari para cezası, ayrıca 300 bin rubleye kadar para cezası mahkumiyeti veya 400 saate kadar sosyal işlerde çalışma cezası alabilecek. RBK'ye konuşan bir milletkevili, yasanın Rusya vatandaşlarına ikinci vatandaşlığı yasaklamadığını, sadece bildirimde bulunma mecburiyeti getirdiğini vurguladı.  Uzmanlar, şu an Rusya dışında 30 ila 37 milyon arasında Rusya vatandaşı yaşadığını, bunların pek çoğunun yaşadıkları ülkelerin de vatandaşı olduklarını belirtiyor.

 TÜRK-RUS VATANDAŞLARININ DURUMU Yeni yasa Türk vatandaşları ile evli binlerce Rusya vatandaşı kadını ve bu evliliklerden doğan çocukları da yakından ilgilendiriyor. Uzmanlar, bildirimin şart olduğunu, ancak bildirimden sonra hem Rusya hem de Türkiye pasaportı taşımanın bir mahzuru olmayacağını vurguluyor.

 

Kaynak: www.turkrus.com

Adıge yemekleri ansiklopedisi yayınlandı

Adıge mutfağından 850 yemek tarifi bir ansiklopedide toplanmış olarak Nalçik’te yayınlandı.

Kabardey-Balkar cumhuriyetinin başkenti Nalçik’te ‘Çerkes (Adıge) mutfağı sağlıklı yiyecek ve içecekleri’ kitabı yayınlandı.

Kabardey-Balkar devlet basın ve toplu iletişim komitesi basın sözcülüğünden bugün açıklandığına göre, tanınmış yazar-aşçı Boris Kubatiyev’in ansiklopedisinde 850’den fazla yemek tarifi var ve bunların çoğunu okuyucular ilk defa görecek.

Rusça ve İngilizce olarak yayınlanan kitabın hazırlanması için yazar hayatının 50 yılından fazlasını adadı, Adıge mutfak sanatlarını bilenlerin yaşadığı tüm köy, kasaba ve şehirleri dolaştı, milli mutfağın eski yemek tariflerini topladı.

Yemek tarifleri dışında kitapta detaylıca doğru beslenmenin esasları, yemeğin önemi hakkında bilgiler veriliyor, yabancı gezginlerin uzun yıllar önce Çerkeslerin gelenek, görenekleri hakkında yazmış olduğu bilgilerden notlar aktarılıyor.

Yazar kitabında, yemek hazırlığı ve yenmesiyle ilgili faydalı tavsiyeler, atasözleri, halk deyişlerini de paylaşıyor.

 

kaynak: www.ajanskafkas.com

Çerkes Ezgileri 2 Albümü 7 Ağustos'ta Tüm Müzik Marketlerinde

Çerkesya’nın Nalchik şehrinde yaşamını devam ettiren Marem Gökhan Şen ikinci etnik müzik çalışması ”Хэхэс Eт|уанэ (Khekhes Etuane) Çerkes Ezgileri II’’ albümünü Kalan Müzik etiketiyle piyasaya çıkarmıştır.

Marem Gökhan’a göre müzik, kültürü, unutulma tehlikesi yaşayan dilleri ve gelenekleri koruma, sürekli kılma ve sonraki nesillere taşıma mücadelesinde en güçlü silahtır. Bu düşünceler ile ”Хэхэс Eт|уанэ Çerkes Ezgileri II” sürekliliği olacak bir Çerkes müziği çalışmasıdır.

Хэхэс Çerkes Ezgilerin’de olduğu gibi ”Хэхэс Eт|уанэ Çerkes Ezgileri II’de” de öncelik olarak icra edilmemiş diaspora ezgilerini çizgisinden çıkmayarak icra etmek ve deyimi yerindeyse modern enstrümanları Çerkesce konuşturmak suretiyle birlikte Çerkes kültürüne kazandırmak amaçlanmış ve bunun yanında kulakların aşina olduğu bazı ezgiler etnik müzik sever dünya dinleyicilerine sunulmuştur.

Çerkes Ezgileri II projesinde Türkiye’den Şevval Sam, Şakh Hakan Canbek ve Geref İbrahim Gergin Çerkesya’dan Shovgen Gupse Savur, Muhammed Dzıbe, Aslan Thakumashe, Kanlogo Murat Kaplan ve Marem Gökhan Şen eserleri seslendirmiştir.

Ayrıca Kemanı ile Prof. Dr. Cihat Aşkın ve Çellosu ile Özer Arkun ”Хэхэс Eт|уанэ Çerkes Ezgileri II’ye’’ renk katmışlardır. 

Albümün kayıtlarının çoğunu Nalchik’te yapan Marem Gökhan, kalan kayıtları ve düzenlemeleri Kalan Müzik İstanbul stüdyolarında gerçekleştirmiştir. 

18 eserden oluşan albüm aşktan, savaşlardan ve sürgünden söz eden geleneksel Çerkes Ezgleriyle Çerkes müziğini merak edenlerin ve etnik müzik severlerin arşivlerinde bulunması gereken bir çalışmadır. 

Kaynak: www.kalan.com

PROF. DR. HAYDAR TAYMAZ’IN ANISINA ARAŞTIRMA YARIŞMASI

ARAŞTIRMA YARIŞMASI ÇAĞRISI:

SÜRGÜNÜN 150. YILINDA

SOSYOKÜLTÜREL YÖNLERİYLE ÇERKES TOPLUMU

içinde bulunduğumuz 2014 yılı bilindiği gibi Çerkes Sürgününün yüz ellinci yılıdır. Çerkes toplumunu köklü biçimde etkilemiş olan bu büyük olayın çok yönlü sonuçları ve geleceğimiz bakımından uluslararası düzeyde farkındalık geliştirmek ve bu amaçla uluslararası bilim çevrelerinde konuyla ilgili bilimsel yayınları artırmak çabasındayız. Bu kapsamda, KAFDAV olarak Çerkes toplumuna ve Vakfımıza pek çok katkısı ve emeği bulunan ve 2010 yılında kaybettiğimiz değerli büyüğümüz Prof. Dr. Haydar Taymaz’ın anısına ödüllü bir araştırma yarışması düzenledik.

Düzenlediğimiz “Sürgünün 150. Yılında Sosyokültürel Yönleriyle Çerkes Toplumu” konulu ödüllü araştırma yarışmasına, Çerkes toplumunun özellikle sosyokültürel değerleri üzerinde odaklaşan bilimsel çalışmaları bekliyoruz. Yarışma, Çerkes toplumunda sosyoekonomik yapı ve değişim, çocuk ve gençlerin eğitimi, değerlerin kuşaklara aktarımı, diğer toplum kesimleriyle etkileşimler gibi konulardaki çalışmalara da açıktır. Konunun tarihsel, antropolojik veya sosyolojik açılardan ele alınması, eğitim, siyaset veya psikoloji gibi çeşitli bilimler ışığında irdelenmiş olması mümkündür. Yarışmaya diaspora veya anavatandaki Çerkes toplumlarını ele alan ya da karşılaştırmalı bir çalışma ile katılınılabilinir. Yarışmada değerlendirilmek üzere gönderilecek çalışmaların nicel veya nitel araştırma yöntemleriyle hazırlanmış alan araştırmaları olması ve 6000-8000 kelimelik bir bilimsel makale formatında sunulmuş olması beklenmektedir. Çalışmaların bir yerde yayınlanmamış ve özgün çalışma olması koşuldur. Yarışmaya gönderilecek çalışmalar Türkçe, İngilizce veya Rusça dillerinde olabilir. Gönderilecek eserlerin yazılış kuralları ve formatı için lütfen tıklayınız. Yarışmaya katılmak isteyen bilim insanlarının çalışmalarını 01 Kasım 2014 tarihine kadar KAFDAV’a ulaştırmalarını bekliyoruz. İletişim bilgileri için lütfen burayı tıklayınız.

Yarışmaya gönderilecek çalışmalar, Vakfımız Bilim Kurulu tarafınca alanlarında uzman bilim insanlarından oluşturulan bir kurul tarafından yazarların kimlik bilgileri olmaksızın değerlendirilecek ve sonuçlar 2014 Aralık ayında katılımcılara duyurulacaktır. Değerlendirme kurulunun kararına göre birinci seçilen çalışmanın sahibi 5.000 TL, ikinci 3.000 TL, üçüncü 2.000 TL ile ödüllendirilecektir, ayrıca iki araştırmaya birinci ve ikinci mansiyon olarak 1.000’er TL ödül verilecektir. Yarışma değerlendirme kurulu tarafından yayınlanması uygun görülecek çalışmalar KAFDAV tarafından kitap olarak basılacaktır.

Çerkes toplumu konusunda çalışan araştırmacıların yarışmaya katılımlarını bekliyoruz.

Kafkas Araştırma Kültür ve Dayanışma Vakfı Başkanlığı

 

Önemli Tarihler:

1 Kasım 2014

Yarışma başvurularının basılı ve CD ile ya da e-posta ile teslimi için son tarih

Kasım 2014

Makalelerin değerlendirme kurulu tarafından değerlendirilmesi

Aralık 2014

Yarışma sonuçlarının duyurulması ve ödüllerin sahiplerine verilmesi